Yalnızlık

Pusulam yok hiç bir yön bulamıyorum kaybolup gittim ızdırap denizinde Bir yenilgi bir kahroluş benliği benliğime ben gibi terk edilmiş kaldırımlarda her gece yürür oldum neden gözlerdeki parıltılar bitti dostlarımı kırar olmuşum bilmeden sol yanım çok ağrıyor be anne gözümdeki yaş kurumuyor nedense vurulur mu hiç dilime kelepçe ismin dilimde har zaman hece hece istedim ama olmadı kalbimdeki acı hiç durmadı senin her gece sen sandığın ılık sular benim gözlerimin yaşları ellerimle kazıya kazıya geldim bu zamanlara sen bilir misin eskiden hayal edilen kralım şimdi tahtımın adı ise yalnızlık doğmaz güneş ben ölemezsem ölsem mezarıma kalem ile girsem emin ol yazacak sözlerim olur emin ol yağmayan bulut olur 

 Yalnızlık çırpınışla batan bir gemi anla cellâtta yorulacak bilirim ben zamanla keşfedilecek sevgimi kalbim mi bilmiyorum gözlerim ufukta gözlerim hep ufukta huzuru bekliyorum

 Yalnızlık bedenimde büyük ve bir uçurum kenarı kadar sakin eğer ölmek bu işe çözümse hançeri sok ve bekler kalbim yağmurlar gözyaşlarımla birlikle kim derdi seveceksin içimde son nefesimi vermeden öldüğümü sen nerden bileceksin sevgi ne demek aşk ne demek yalnızlık ne demek hepsini biliyorum sevgi ufak bir acı verebilir dikkat ama aşk öldürebilir sıra geldi yalnızlığa merhaba ben yalnızlık tek dostum gökteki yıldızlar her gece biz baş başa kaldık kalemim tercümanım olmuş boş kağıtlarım ise tek şahidim bu duruşmanın hâkimi sendin hiç düşünemedin ki ne olur halim sırtımı dönsem beni vurdunuz yere gömecekseniz ben hazırım bir sessizlik vaat edeceksiniz o sessizlik işe naaşım

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın